Annem Gibi Anne Olmak

Küçükken, daha doğrusu “ergenken”, ne zaman bir şey istesem ve annem “olmaz” dese, içimden “BEN BÜYÜYÜNCE ANNEM GİBİ OLMAYACAĞIM!” derdim. Öyleki bazen ergenliğin verdiği güç, kuvvet ile sınırları aşıp höykürürcesine “görürsün bak, ben çocuklarıma hep izin vereceğim” deyip, hışımla odama kaçardım. Şimdi ise karnımda her 15dakikada bir uçan tekmeleri ile bana kendilerini hatırlatan bıcırlara tam da “Annem” gibi bir anne olmak istiyorum.

Hayatım boyunca gündeme getirdiğim yersiz istekleri, benim için doğru olmayan kararları, sahip olduğu annelik içgüdüsü eleği ile hep en doğru şekilde elemişti. Bunu nasıl başarmıştı bilmiyorum. Ama istediğim ve izin alamadığım şeyleri düşününce aslında bu işte ne kadar da usta olduğunu anlıyorum. Üstelik bu sonsuz ısrarlarla önüne getirdiğim isteklerimi asla bağırarak ya da anne terliği fırlatarak reddetmemişti. Tek taktiği babamı kendisine aşık etmek için kullandığı iri yeşil gözlerini, bana doğru dikip kocaman açması -ki bence yuvalarından her an fırlayabilirler. İşte o gözler kocaman açıldıysa ve odak noktasında sen varsan bittin kızım. Sanırım kardeşim Zeynep dışında kimse ne demek istediğimi anlayamamıştır. Esasen bir bakışın bu kadar etkili olduğu gerçeğini anlamak zordur. İşte benim ve kardeşimin hayatındaki sınırlarını hep o bakış belirledi ve o bakışa ne zaman maruz kalsak kendimizi “aklını başına toplama alanı” olan odamızda bulduk.

Henüz 23. Haftamda olmama rağmen en büyük endişelerimden biri; sırtlarını birbirlerine yaslamış iki canavarın kararlı istekleri ve etraflarındaki onca tehlike ile nasıl baş edeceğim.. İşte bu düşünce beni hep annemin kendisi için bulduğu basit yöntemleri kullanmaya itiyor.

  1. Adım Her şeye anında hayır deme.
  2. Adım Önce çocukların o şeyi “neden” istediklerini anla.
  3. Adım Çocuklarına istedikleri şeyin uygun olan alternatifini sun.
  4. Adım Alternatifleri sunarken de onlara asıl istediklerinin neden doğru olmadığını bazen gerçek bazense kendi uydurduğun hikayelerin ile anlat.
  5. Adım Canavarlar hala anlamamakta ısrarcılarsa onları kendi taktiğin ile odalarına yolla ve üzerine düşünmelerini sağla.

Belki bu taktik her zaman işe yaramayabilir ya da psikologlar önermeyebilir. Ama bu benim üzerimde oldukça faydalı olmuştu. Ayrıca geriye baktığımda annem gibi bir anne olmaya özeniyorsam, çok da doğru bir yöntemmiş gibi duruyor. Üstelik bu yöntemin, çocuğun öğrenmeye ve anlamaya yeni başladığı dönemlerde uygulanmaya başlanması gerektiğine inanıyorum. O zamanda çocuklara istediği oyuncağın gereksiz olduğunu ya da her istediğini alamayacağımızı bu şekilde anlatmaya başlarsam, ileride bu sisteme adapte olmuş şekilde devam ederler.

Unutmadan, bu yöntem tamamen benim annemden görerek öğrendiğim ve hiçbir pedagojik dayanağı olmayan bir yöntemdir. Buraya bir uzmana danışın falan da eklesem mi acaba 😊

Neyse.. Annelik maceramda başarılar dileyip konuyu kapatıyorum..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir